Turizm sektöründe iklimlendirmenin önemi

ATR Turistik B2B Proje Müdürü Hakan Kuşkaya: “Turizmde iklimlendirmenin her dönemde önemli bir ayrıntı olduğu reddedilemez gerçek.”

ATR Turistik B2B Proje Müdürü Hakan Kuşkaya ile turizimcinin gözünden iklimlendirme sektörü ve otellerdeki iç hava kalitesinin önemini konuştuk.

 
Öncelikle bize kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz?
 
1971 Almanya doğumluyum. 1989 yılında Almanya’dan geldiğim ilk gün itibariyle Turizm sektöründe birçok büyük şirkette İncoming ve Operasyon Departmanlarında görev aldım. 2015 yılından bu yana da ATR Touristik’in sahibi Yıldıray Güleç ile birlikte, var olan Rent a Car satışı yapan acentalarımıza sunmak üzere ‘’Hotel B2B Kanalı’’ kurduk ve halen devam etmekteyim. 
 
ATR Turistik şirketi hakkında genel bir bilgi verebilir misiniz?
 
ATR Turistik, 20 yıl önce Almanya merkezli olarak, sadece araç kiralama üzerine kurulmuş bir şirketti. İlerleyen yıllar içerisinden gelişen teknoloji ve yazılımlardan faydalanarak bugün tüm Avrupa’da faaliyet gösteren seyahat acentalarına online oto kiralama, otel, uçak bileti ve transfer hizmeti sağlayan büyük bir marka haline geldi. 
 
Ülkemizde Turizmin son durumunu kısaca değerlendirir misiniz?
 
Son yıllarda ülkemizin içinde bulunduğu şartlardan dolayı ciddi anlamda düşüş gösteren turizm sektörü bu sene itibariyle tekrar yüzümüzü güldürmeye başladı. Bu durum hem ülke ekonomisi hem de biz turizmciler için çok olumlu bir gelişme. Önümüzdeki sene daha da iyileşme bekliyoruz. Turizm bakanı olarak sektörden birinin seçilmiş olmasının, ileride sektöre katkısının büyük olacağına inanıyorum.
 
“TURİZMDE ESASIN MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ OLDUĞUDÜŞÜNECEK OLURSAK DA İKLİMLENDİRME CİHAZLARININ TURİZMDEKİ ÖNEMİ ORTAYA ÇIKIYOR”
 
Turizmde iklimlendirme ne kadar önemli ve iklimlendirme sektörünün turizm sektörüne etkileri nelerdir?
 
Klimalar ve havalandırmalar sayesinde odalara sürekli iklimlendirilmiş taze hava girdiği ve yüksek enerji verimliliği sağlandığı malumumuz. Böylece oteller de dünyanın farklı ülkelerinden gelen misafirlerine yılın 12 ayı boyunca konforlu bir ortam sağlama imkânı buluyor. Yani otel odasındaki, lobideki, transfer sırasında transfer aracındaki, kiraladığı özel araçtaki, uçağını beklerken havalimanındaki, yemeğe girdiği zaman restorandaki turistin konforunu sağlayarak memnuniyeti kazanmış oluyoruz. Turizmde esasın müşteri memnuniyeti olduğu düşünecek olursak da iklimlendirme cihazlarının turizmdeki önemi ortaya çıkıyor. Sıcak su ihtiyacı, ısıtma, soğutma ve havalandırma gibi nedenlerle iklimlendirmeden otelin tüm alanlarında faydalanılmaktadır. Bu iklimlendirme sektörünün turizm sektörüne katkısı. Bir de diğer boyutu var tabii. Turizm sektörünün büyümesine bağlı olarak iklimlendirme pazarı da büyüme gösteriyor. Turizmin iklimlendirme sektöründeki pazar payının yüzde 15 mertebelerinde olduğu tahmin ediliyor. Bu da iklimlendirmenin turizm sektöründen sağladığı yararı açıkça gözler önüne seriyor. İşin özü, iki sektördeki gelişmeler de birbirlerine fayda sağlıyor bence.
 
Bu durumda iç hava kalitesi ve buna bağlı olarak iklimlendirme turizm sektörü için önem sırasında başlardaki yerini alıyor diyebilir miyiz?
 
Evet, çok önemli bir konu iç hava kalitesi. Turist için otel hakkında oluşan ilk izlenim, daha otelin lobisinden itibaren başlıyor. Bu sebeple lobide bekleyen bir misafir iç hava kalitesi sağlanmış konforlu bir alanda ise memnun olurken, bunun aksini düşündüğümüzde, iyi havalandırılamayan, başarısız bir iklimlendirme kullanılan lobideki misafir bir an önce o ortamdan ayrılmak isteyecektir. Ayrıca yine kiralanan araçlarda da klimanın lüks değil zaruri ihtiyaç olduğu da yadsınamaz bir gerçek.
 
“OTEL İŞLETMECİLERİ ISITMA VE SOĞUTMA ÖZELLİKLERİNİN YANI SIRA İÇ HAVA KALİTESİ, SÜREKLİLİK, GÜVENİRLİK GİBİ KONULARA DA ÖNEM VERİYORLAR”
 
Bir otel işletmecisinin klima sistemi alırken en önem verdiği konular nelerdir?
 
Otel maliyetlerinin en önemli kalemlerinden biri enerji maliyetleridir. Özellikle yazın klimatize edilen otellerde enerji maliyetleri çok yüksek oluyor. Bunun aşağı çekilmesi, seçilen veya kullanılan klima sistemine çok bağlıdır. Otellerde iklimlendirme sistemlerinde genellikle müşteri memnuniyeti göz önünde bulundurulsa da otel işletmecileri enerji maliyetlerini en aza indirmek ilk hedef olarak görüyor. Otel odalarından genel mekanlara, otelin arka kısımlarında yönetici katlarına kadar birçok alanda kullanılan iklimlendirme sistemleri oteller için ciddi bir enerji maliyetine neden olduğundan otel işletmecileri için enerji maliyetini düşürmenin hayati bir önem taşımasının yanı sıra kaliteli bir alanda kaliteli hizmet sunabilmek ön planda. Müşterinin isteğine göre değişebilen ideal oda sıcaklığı, sıcak su ihtiyacı ve bunun yanında restoran, cafe, bar ve lobi gibi ortak kullanım alanlarının ısıtma ve soğutması, taze hava miktarı, filtreleme özelliği gibi birçok işletmenin önemli ölçüde tercih edilme sebeplerinden. Özellikle sahil şeridinde bulunan otellerin en büyük problemlerinin başında nem geliyor ve kontrol altına alınmadığı takdirde sağlığı tehdit eden boyutlara kadar gelebilen nem, haşerelerin de yaşam alanı olabildiği gibi küf ve kötü kokuya neden oluyor. Ki bu da ülkemize gelen yabancı turistlerin en dikkat ettiği konular arasında yer alıyor. Bu gibi yerlerde, nem miktarını kontrol altında tutan, ideal bir ortam ve yaşam alanına sahip olabilmek üzere tasarlanmış iklimlendirme sistemleri tercih edilmeli. Örneğin benim net şekilde gördüğüm bir problem var; bizim otellerimizde özellikle deniz kıyısındaki, sıcak bölgelerde olanlar, odalarının banyolarda küf oluşmakta ve sağlıksız bir ortama neden olmaktadır. Tam tersi bir durum için Dubai otellerinden örnek verebilirim; odalarının klima sistemleri, havalandırma sistemlerinde kaliteli olanları tercih ettikleri ve doğru alanda doğru iklimlendirme sistemlerini kullandıkları için, çok sıcak havanın ve nemin sürekli olmasına karşılık küf oluşmamakta. Bu da bize iç havalandırmanın turizmdeki önemini net olarak gösteriyor aslında. Otel işletmecileri ısıtma ve soğutma özelliklerinin yanı sıra iç hava kalitesi, süreklilik, güvenirlik gibi konulara da önem veriyorlar. Aslında sadece otellerde değil, biz turizmcilerin hem çalışma alanlarımızda hem turistleri ağırladığımız alanlarda hem de transfer ettiğimiz araçlarda önem vermemiz gereken ciddi bir konu.
 
İç havalandırmanın iyi olması otele işletme açısından neler kazandırır? Kötü olması neler kaybettirir?
 
İlk başta sadece turizm alanındakiler değil her işletmecinin önem verdiği mali konular oluyor. Her alanda gerçekleşebilecek olan mali yüklerden bir tanesi de enerji giderleri bizler için. Yani en basit tabiriyle, kötü olması mali kayıp, iyi olması kazanç diyebilirim. Tabii sadece mali kayıp değil, gelen turistin memnuniyetsizliği neticesinde sahip olduğunuz müessesenin itibar kaybı da oluyor. Aslında bir turizmcinin de en büyük kaybı hoşnut olmayan bir müşteri. 
 
Geçmişte oteller için iklimlendirmenin önemi ile günümüzdeki önemini kıyaslarsanız bize neler söyleyebilirsiniz?
 
Ben tabi hemen 25-30 sene önce başlayan turizm serüvenimi düşünüyorum. Gelen ister yabancı ister yerli turist olsun, o dönemlerdeki talepleri ile günümüzdeki talepleri arasında dünyalar kadar fark var. O zamanlarda lüks olarak gördüğümüz çoğu şey şimdilerde temel ihtiyaç haline dönüştü. Bırakın lüks olarak düşünmeyi aklımıza bile gelmezdi oda da klima olup olmadığını sormak, seçim yapmasını olumlu yönde etkileyen lüks bir ayrıntıydı müşteri için. Yani aslında o zaman lüks sayıldığından önemli idi, şimdi ise ihtiyaç olduğu için önemli. Kısacası turizmde iklimlendirmenin her dönemde önemli bir ayrıntı olduğu reddedilemez gerçek.
 
“ARAÇLARDA KLİMA, SEYAHATLER SIRASINDA ÖNCELİK VERİLEN BİR KONUDUR”
 
Bildiğim kadarıyla şirketinizin asıl uzmanlığı araç kiralama. Yine iki sektör arası bağlantı kurabiliriz. İç hava kalitesi, araçlar için de geçerli bir konu. Araçlardaki havalandırma sistemleri müşterileriniz için ne kadar önemli?
 
Araçlarda klima, seyahatler sırasında öncelik verilen bir konudur. Yaz aylarının kavurucu sıcaklarından ve kış aylarının derin soğuklarından kurtulmak için araçlarda aranan en önemli özellik haline gelmiştir. Manüel ya da otomatik klima sistemleri araç alırken aranan kritik durumlarından biridir. Araç ilerlerken yolların rahatsız edici gürültülerinden, esen sıcak hava veya çeşitli kokulardan dolayı araç camları kapatılır. Bu durumlarda devreye giren klima istenilen ısı ayarını sağlayarak nemi de azaltır. Aslında yine tercih meselesi değil zaruri ihtiyaç. Günümüzde klimasız araç düşünülemez bile. İster şahsi araçlarımızda ister kiraladığımız araçlarda isterse turist kafilelerini transfer ettiğimiz araçlarda olmazsa olmaz diyebiliriz.
 
Sizin yenilenebilir enerji ile de ilgilendiğinizi biliyorum. Bu konudaki genel görüşünüz nedir?
 
Yenilenebilir enerji çok mühim bir konu. Son yıllarda da tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu konuda yatırımlar yapılması ve yeni yeni projeler gerçekleştirilmesi benim çok memnun olduğum bir durum. Artık sadece büyük şirketlerin değil insanlar bireysel olarak da bu konuya ilgi duyuyorlar. Örneğin en basitinden, evlerinin çatılarına güneş panelleri taktırarak hem kendi bütçeleri için tasarruf sağlıyor hem de çevre için bir şeyler yapmış oluyorlar.
 
Ülkemiz hem coğrafi konumu hem mevsimsel özellikleri sayesinde güneş ve rüzgâr enerjisinden en çok faydalanabilecek ülkelerden biri. Ama yatırımlar başlamış olsa da benim şahsi görüşüme göre hak ettiği değeri henüz kazanmış değil. Devletimizin, büyük firmaların daha çok projeler gerçekleştirmesi ve daha da önemlisi yenilenebilir enerji konusunun hem tasarruf hem ülke ekonomisine katkıları hem de çevreye olan katkıları hakkında insanların daha çok bilgilendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Ama yapılan yatırımların ve projelerin ışığında yenilenebilir enerjiler konusunun gerçekten olması gereken konuma geleceğine inancım sonsuz.
 
Bir tane de klasikleşmiş bir ‘’mesleki röportaj sorusu’’ eklemek istiyorum.
   Turizmde başınıza gelen en ilginç olay?
 
Bu soru sorulan röportajlarda hep ‘’birden aklıma gelmiyor’’ derlerdi de inanmazdım; ama gerçekten öyle oluyormuş. O zaman ben de şimdi en ilginç olmasa da aklıma gelen bir olayı anlatayım size. Sektöre başladığım ilk yıllarda Almanya çocuklara vize istemiyordu. Tabi her konuda olduğu gibi bu konuyu da kendi amaçları doğrultusunda kullananlar oldu maalesef. Burada komik tarafa gelecek olursak; havacılıkta çocuk diye tanımladığımız 1- 14 yaş arası olan gruptu. Ancak biletlerini satarken ya da kontuarda uçuş işlemlerini başlatırken pasaportu elimize aldığımızda yazan yaş en fazla 14 olduğu halde karşımızda bıyıklı koskoca adamları buluyorduk. Kendilerine yaşlarını sorduğumuzda 14 diyorlardı ve evraklarında da böyle yazdığından elimizden bir şey gelmiyordu ve onları Almanya’ya çocuk olarak göndermek zorunda kalıyorduk. Biz turizmciler aramızda bu yolculara ‘’bıyıklı infand’’ adını takmıştık ve hala aramızda bunun şakası döner.
 
Bu keyifli sohbet için size çok teşekkür ediyoruz.
 
Ben de sohbetimizden çok keyif aldım. Aynı zamanda derginiz, sizin sektörde beğenerek takip ettiğim yayınlardan.

Haberleri paylaşmak ister misiniz ?

mega clima ırak-8