Danfoss Isıtma Çözümleri Bölge Satış Direktörü Serhan Günel

Danfoss’un odak noktası, enerji verimliliği ve enerji tasarrufu

 

Danfoss Isıtma Çözümleri Bölge Satış Direktörü Serhan Günel: “Isıtma ve sıcak su elde etmek için bence Türkiye’nin doğal gaza ihtiyacı yok.”

 
02.01.2018 tarihinde Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ‘’Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı’’ çerçevesinde yapılan 9. Enerji Verimliliği Forumu ve Fuar Organizasyonunda Danfoss Isıtma Çözümleri Bölge Direktörü Serhan Günel ile sohbet etme imkânı bulduk. 

 

9. Enerji Verimliliği Fuarında bulunma amacınızı anlatır mısınız?

Öncelikle, tüm firmalara bu fırsatı sunduğu için Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü’ne ve Genel Müdür Oğuz Can Bey’e çok teşekkür ediyoruz. Firmaların kendilerini ifade edebilmeleri için gerçekten iyi bir fırsat oldu. Organizasyonda bölgesel ısıtma sistemleriyle ilgili bir seminerimiz oldu. Danfoss Global Bölgesel Enerji Kıdemli İş Geliştirme Direktörümüz Miha Bobic, bir sunum yaptı. Danfoss olarak biz de organizasyona katkıda bulunduğumuz için çok mutluyuz. 

 

‘’Doğal gaz kullanmak yerine gelin halihazırda bir kaynağımız var bunu kullanalım’’

Türkiye’de bölgesel ısıtma çalışmalarıyla ilgili asıl yapmak istediğimiz; halihazırda var olan endüstriyel atık ısı potansiyeli ile birlikte kömür santrallerini, doğal gaz çevrim santralleri atık ısılarını ve yine kullanılmakta olan jeotermal kaynakları daha verimli hale getirerek şehir veya bölge ısıtması yapmak veya kullanım sıcak suyu sağlamak.  Eğer böyle bir potansiyelimiz varsa yeni yapılanacak veya yapılanmış olan bir şehirde jeotermal kaynak, kömür santrali, kojenerasyon ve trijenerasyon, katı atık yakma tesisleri bu amaçla kullanılabilir. Buradaki tüm atık ısı potansiyeli bizim için kaynak durumunda. Bu kaynakları kullanarak binaları, şehirleri, alışveriş merkezlerini, kamu binalarını ısıtmamız, soğutmamız veya sıcak su elde etmemiz mümkün. Yani ne diyoruz? ‘’Doğal gaz kullanmak yerine gelin halihazırda bir kaynağımız var, kendi öz kaynaklarımızla bunu yapalım ve ülke ekonomisine katkıda bulunalım.’’ Zaten doğal gaza bağımlı bir ülkeyiz. Yaklaşık 45-50 milyar dolarlık bir doğal gaz ithalatımız var ve bunun %30’luk bir kısmı ısınma için kullanılıyor. Bizim bölgesel ısıma konusunda atacağımız böyle bir adım, gerçekten ülke ekonomisine doğrudan katkıda bulunacak. Bu organizasyonda bulunmamızdaki asıl amacımız bu farkındalığı biraz daha yüksek noktalara çıkarmak. Tabii bunu yaparken bir yandan da bakanlık, TOKİ Emlak Konut ve Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü bünyesindeki çalışmalarımız devam ediyor. Şu an bununla ilgili bir yasa yok ama yeni projeler oluşturmak üzere yasaya hazırlık yapıyoruz. Enerji ve Tabii Bakanlığı’nın yürüttüğü bir çalışma var; temmuz ayında parlamentoya gelmesini bekliyoruz. Isı kaynağı regülasyonu diyebileceğimiz bu yeni yasayla birlikte yeni yapılanmaya başlamış bir şehirde eğer atık ısı potansiyeli; örneğin ‘’çöpten enerji üretimi imkânı, kömür santrali, endüstri tesisleri veya jeotermal tesisler varsa’’, yeni yasa, doğal gaz yatırımı yapmayın, mevcutları kullanın diyor. Bu yasayla beraber, bu işin icracısı olacağını düşündüğümüz belediyelerin ellerinin biraz daha kuvvetli olacağını ve bu yatırımları yapabileceğini düşünüyoruz. En büyük temennimiz bu. Bu farkındalığı artırmak, bu çalışmaları artık somut projelerle destekliyor hale getirmek. İşte bütün bunlar bugünün de bir anlamı. 

 

‘’Türkiye’nin 10 milyar dolarlık bir yatırımla 30 milyar dolar tasarruf etmesi mümkün’’

 

02.01.18 tarihinde Resmî Gazete’ de yayınlanarak yürürlüğe giren ‘’Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı’’ (2017-2023) için görüşünüz nedir?

4-5 sene içerisinde harcanacak 10,9 milyarlık bir yatırımdan bahsediyoruz ve Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının da belirtmiş olduğu gibi ilk defa bu kadar somut örneklerle özel sektörden vatandaşa kadar herkesin dahil olabileceği bir sistem üzerinde çalışıyorlar. Ben, bunu çok heyecan verici buluyorum. Türkiye’nin 10 milyar dolarlık bir yatırımla 30 milyar dolar tasarruf etmesi mümkün. Doğal gazda, enerjide dışa bağımlı olan bir ülke için inanılmaz bir rakam. Gerçekten hepimiz çok heyecanlıyız ve sabırsızlıkla bekliyoruz ve dahil olmayı da istiyoruz. Bakanlığa ve yenilenebilir enerji genel müdürlüğüne, çalışmaları sırasında bu aksiyonlarının alt kırılımları neler olmalı konusunda görüşümüzü ve tavsiyelerimizi ilerleyen dönemlerde sunacağız. 

 

Danfoss’un yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı, enerji verimliliği ve tasarrufu kavramı hakkında bilgi verir misiniz? 

Rüzgâr tribünlerinde kullanılan ürünlerimiz var, bölgesel ısıtmada kullanılan bina altı istasyonlarımız var, jeotermal kaynaklarda kullanılan basınç debi sıcaklık regülatör ürünlerimiz var ve bunların elektronik kontrolleri var. Yani Danfoss, bir cihazdan çok o sistemin çevresinde insanların daha konforlu yaşayabilmesi veya daha tasarruflu bir sisteme sahip olabilmesi için ürünler üreten bir firma. Zaten Danfoss’un asıl amacı tüm yenilenebilir kaynakların kullanımı ve tüm departmanlarının da asıl odak noktası hep enerji verimliliği ve tasarrufu olmuştur.

 

‘’Türkiye’nin büyük bir potansiyelinin olduğunudüşünüyorum.”

 

Ülkemiz yenilenebilir enerji kaynakları açısından oldukça zengin. Peki sizce bunu yeterince değerlendirebiliyor muyuz?

Isıtma ve sıcak su elde edilmesi için iddialı bir şey söyleyeceğim; ısıtma ve sıcak su elde etmek için bence Türkiye’nin doğal gaza ihtiyacı yok. Güneşimiz var, rüzgârımız var. Bu kaynakları sisteme entegre edebiliriz. Türkiye’de şu an bunları kojenerasyon ve trijenerasyon yöntemiyle destekleyerek kömür santralleri yapılıyor. Doğru dizayn ederek, etrafındaki tüm şehri ısıtmamız veya sıcak su vermemiz mümkün. Jeotermal kaynağımız var. Avrupa’nın bu konuda en büyük üçüncü kaynağına sahip bir ülkeyiz ve batı bölgesinde bu potansiyel kullanılıyor. İstanbul’da 300 bin kişiye elektrik sağlayan bir katı atık yakım tesisi var. Neden o trijen ve kojen ile beraber dizayn edilmesin? Aynı zamanda 300 bin kişiye için sıcak su ve ısınma da sağlanır. Yani aslında enerji elde edilmesi için sadece doğal gaz vs. olması gerekmiyor. Türkiye’nin büyük bir potansiyelinin olduğunu düşünüyorum ve dışa bağımlılığımızı minimum seviyeye indirebileceğimize inanıyorum.

 

Danfoss’un 2018 yılı için planladığı çalışmaları, öngörüleri ve hedefleri nelerdir?

Bizim bu sene üç tane farklı odak noktamız var. Bir tanesi bölgesel ısıtma; burada kesinlikle başarı sağlamak istiyoruz. İkinci odak noktamız ise HVAC domestik pazarda, özellikle AVM ve otel projelerinde dijitalleşme prensibine paralel olarak uzaktan kontrollü ısıtma soğutma kontrol cihazlarımız, özellikle fancoil ve klima santralleri uygulamalarında Novocon adında yeni bir kontrol ürünümüz var. Diyelim ki; AVM ya da otellerde 1000 tane bağımsız biriminiz, 1000-2000 tane fancoiliniz var, her birine tek tek ayar yapmak yerine bilgisayar başında her birine tek noktadan ulaşıp, burada tek bir bilgisayardan ayar yapabiliyorsunuz. Buna odaklanacağız. 

 

‘’Standartlarla ilgili problemimiz var.’’

Üçüncü odak noktamız ise konut sektöründe yine dijitalleşme prensibine paralel olarak cep telefonlarının da kontrol edebildiği elektronik termostatik vanalarımızı biraz daha ön plana çıkarmak istiyoruz. EcoTM serisi dediğimiz elektronik termostatik vanalarımıza bluetooth ile bağlanarak sıcaklık ayarı yapılabilir. Orada ciddi bir tasarruf var. Şu an evlerimizde radyatörlerin üzerinde manuel vanalar var ve devamlı açık durumdalar. Bireysel anlamda tasarrufta %35-40’lardan bahsediyoruz. Bunların hepsi aslında ülke ekonomisine katkı ama insanlar benim evimde üç-dört tane radyatörüm var, bir şey olmaz diye düşünüyor. Oysaki herkes, evinde bu değişimi yapsa ülke ekonomisine ne kadar ciddi katkı sağlayacağını düşünün. Aslında çok da heyecanlı bir şey. Yani Türkiye’deki tüm radyatörlerin termostatik vanayla donatılmış olduğunu düşünüyorum, oradan gelebilecek %30’luk tasarrufu düşünüyorum, doğalgaz ithalatımızda bu neye denk gelir; milyonlarca belki milyarlarca dolardan bahsediyoruz. Ben hep aynı örneği veriyorum, standartlarla ilgili problemimiz var. Avrupa’nın birçok ülkesinde termostatik vana kullanımı zorunlu. Yani siz radyatör taktığınız her noktaya takmak zorundasınız. Avrupa’da benzin istasyonundaki lavabolarda, otobüslerde bile bu şekilde. Ama ülkemizde maalesef bir standart yok. Evet, 2008 yılındaki bina enerji performansı yönetmeliği çok büyük fayda sağladı. Çok güzel bir çalışma ve %100 destekliyoruz. Ancak mesela 2000 m2 sınırı olmadan tüm binalarda kesinlikle termostatik vana kullanımı zorunlu olmasını diliyoruz. Bu konuda önerimizi yapacağız. Buradaki tasarruf miktarı da hiç azımsanamayacak kadar çok. Kısacası, bu üç alana bu sene odaklanıp, başarı sağlamayı planlıyoruz.

 

Bu yıl 9.’su düzenlenen Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı hakkındaki genel görüşünüzü anlatabilir misiniz?

Etkinlikte çok değerli insanlar var. Her biri alanında uzman, enerji verimliliğinden ulaştırmaya, ısıtmadan elektriğe ve rüzgâra kadar tüm alanlarda sektörünün öncü kuruluşları burada. Finansman modelleriyle de ilgili sunumlar yapılıyor. Katılımcılar, enerjiyle ilgili yatırım yaparken fonlaması konusunda da neler yapabileceklerini öğrenme şansı buldular. Gerçekten büyük bir başarı. Tüm bu aktörleri bir araya getirmek; özel sektörün, finans ve kamu kurumlarının ve Sayın Bakanın da bulunması bence çok heyecan verici. Enerji verimliliğine gönül vermiş birisi olarak bunu gerçekleştiren Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Oğuz Can Bey’e gerçekten yeniden teşekkür etmek istiyorum.

 

Haberleri paylaşmak ister misiniz ?

Banner INGAS 2019-8