Veeam Türkiye Ülke Müdürü Ozan İnan: Teknolojinin Getirdiği “Siber Kriz Yönetimi”

Türkiye’de de dünyada olduğu gibi teknolojiye karşı farkındalık artarken bu alandaki gelişmeler oldukça hızlı ilerliyor. Çünkü teknoloji yatırımı artık sektör bağımsız olarak ilerliyor. Şirketler hayatı kolaylaştırmanın yanında nesnelerin interneti, yapay zeka, sanal gerçeklik, robotik teknolojiler ile de yakından ilgilenirken, tüketiciler ise bütün verilerini mobil cihazlar üzerine yükleyerek her işlemini dışarı çıkmadan bir tık ile halleder duruma geldi. Tabi teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor ama siber saldırı riskleri de aynı oranda artıyor. 
 
Siber güvenlik firmaları bugün Türkiye’de de dünyaya paralel olarak oldukça yaygınlaşmış durumda ve birçok ürünle pazarda hizmet veriyor. Buna rağmen yapılan araştırmalar bugün dünyada dijitalleşmeyle beraber oluşan güvenlik açığının yüzde 85’inin kapatılabildiğini, halen yüzde 15 miktarında ciddi bir açığın ise şirketler için tehlike oluşturmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu konuyu hayatımızda her gün karşımıza çıkan bir örnekle açıklayabiliriz. Düşünün ki haftanın belirli günlerinde, gönderim yaptığınız kuryeden ya da kullandığınız telekom operatöründen size mail geliyor. Rutin gelen bu mailleri, gönderim teslimat bilgisini ya da fatura bilgisini öğrenmek için kontrol ediyorsunuz. Her zamanki gibi yine bu firmaların gönderim adresinden, aynı tasarım, aynı font ve aynı içeriklerle size bir mail geliyor ve siz eki açmak için tıklıyorsunuz.İşte tam o sırada birinin saldırısına uğruyorsunuz.  Sizi uzun süre takip eden, hangi şirketler ile çalıştığınızı bilen, kısacası verilerinizi analiz eden bir siber saldırganın… Gördüğünüz gibi aldığınız güvenlik önlemleri hiç bir işe yaramadı, çünkü siz örnekteki gibi kendi isteğinizle mail ekini açtınız. Bu sadece bir örnek. Her geçen gün yeni saldırı modellerinin geliştiği bir ortamda iki tip şirket olduğunu söyleyebiliriz; saldırıya uğramışlar ve saldırıya uğrayacaklar…  
Yani artık şirketler için başarılı güvenlik alt yapısının yanında siber kriz yönetiminin de hazır olması gerekiyor. Veeam de bunu yapıyor. Sunduğumuz teknolojimizle kurumlara zamanda yolculuk yaptırıyoruz. Şirketleri felaketle karşılaştıkları andan 1 dakika öncesine döndürebilme patentine sahibiz. Minimum kayıp sunuyoruz. Bizim işimiz algı ve kriz yönetimi. Müşterilerimize ihtiyaçları olan şeyi ihtiyaçları olduğu anda sunabilmek. 
 
Bilim kurgu değil gerçek! 
Günümüzde gerek teknik bir hata gerek dışarıdan yapılacak bir müdahale sonucunda oluşacak kesintiler şirketlerde domino etkisi yaratıyor. İlk olarak işletmenin operasyonları duruyor ve sonucunda da çalışanlar işlerini yapamaz duruma geliyorlar. Ardından müşteriler problemin giderilmesi için gereken zaman boyunca (kesintinin uzamasına neden olabiliyor) hizmetlerde aksaklık yaşıyorlar. En son olarak da itibarın zarar görmesi ve finansal sonuçlar beraberinde geliyor. 
 
Diğer yandan IoT, AI, makine öğrenmesi ve blockchain gibi teknolojiler olgunlaştıkça, kurumlar daha iyi öngörü için devasa hacimlerdeki verinin madenciliğini yapmakla uğraşırken, veri erişilebilirliğini sağlamaktan daha fazlasını yapabilecek çözümlere ihtiyaçları doğuyor. Çünkü veri; ulaşılması gereken sıradan bir bilgi değil, kimi zaman bankadan kredi çekmeye yarayacak kimlik bilgileri kimi zaman gen haritanıza erişim sağlayacak sağlık sonuçları, kimi zaman sahte şirket kurmaya yarayacak özel evraklar… Sadece gizli bilgiler de değil. Dubai ve Singapur havalimanlarındaki gibi yapay zekaya sahip robotların destek verdiği, neredeyse bütün operasyonun insansız yürütülebildiği havalimanları her anı hızla birbirine aktarılan veriler sayesinde sorunsuz bir şekilde işletilebiliyor. Dolayısıyla saldırı ya da arıza anında dakikalar içerisinde sistemi ayağa kaldırmak, hızlıca veriye erişim sağlamak ve geri yüklemek, yüklenen verinin de güncelliğinden emin olmak ve güvenliğini sağlamak gerekiyor. Aksi halde dünyayı Terminatör ya da Mad Max türü post apokaliptik filmlerde olduğu gibi bir kaosla karşı karşıya bulmak işten bile değil.  
 
Kesintilerin şirkerlere verdiği zarar – Veeam Erişilebilirlik Raporu
- Veeam’in her yıl hazırladığı Erişilebilirlik Raporu’na göre kesintiler, işletmeler üzerinde ciddi finansal etkiler yaratıyor. Aslında şirketlerin yüzde 82’si “Erişilebilirlik Uçurumu” (müşteri, iş ortağı ve çalışanların beklentisini şirketlerin karşılama oranı) problemi yaşadığını kabul ediyor. Her kurum bundan yılda ortalama 21,8 milyon dolara varan tutarlarda etkileniyor. Veeam olarak hem finansal hem de itibar açısından zorlayıcı sonuçlar yaratan bu kesintiyi önlemek, işleyen sürecin devam etmesi sağlamak için kritik noktada yer alıyoruz. Fiziki, sanal ya da bulut ortamında yedeklenmiş olan verinin 15 dakikadan az bir sürede tamamının kurtarılmasını sağlıyoruz. “iş sürekliliği “ konusunda bir “kasko” poliçesi gibi davranıp, kurumların başlarına gelebilecek olası kaza anında en hızlı şekilde kurumun verilerini ve servislerinin dakikalar içinde ayağa kaldırılmak için “zamanda yolculuk” yaptırmayı ve kurumu kaza öncesi son ana taşımayı taahhüt ediyoruz.

Haberleri paylaşmak ister misiniz ?

Banner INGAS 2019-8