Bağlanmış dünya için teknoloji

konuk yazar
 
Nevroz KARAKUŞ
Makine Mühendisi MBA
Kurumsal Satış ve İş Geliştirme Müdürü
Bosch Termoteknik Isıtma ve Klima Sanayi Ticaret A.Ş.
 
Bağlanmış dünya için teknoloji
 
 

Bağlanabilirlik teknolojiden daha fazlasıdır. Yaşamımızın bir parçası ve her geçen gün ona daha da entegre oluyoruz. Mobil araçları, şehirleri, evleri, üretimi, tarımı ve sağlığı her geçen gün daha da akıllı ve verimli hale getiriyoruz. Bunun için de en önemli araç olarak dijital teknolojileri kullanıyoruz, yani bir dijital dönüşüm yaşıyoruz. Kullandığımız saatler, telefonlar, araçlar her şey değişiyor. Bazıları bu değişime liderlik ediyor, bazıları değişime adapte oluyor, bazıları ise sadece izleyerek kaybolup gidiyor. 

 

Akla gelenin başa gelmesi deyimi tam da burada anlam kazanıyor; kimse 1. Yüzyılda dünyanın bugünkü duruma geleceğine inanmazdı ama hayal edebilirdi belki. Günün birinde dijital vatandaşlar olacağımızı söyleseler tuhaf gözlerle bakardık ama şimdi bu eksende ilerleyen çocuklarımız var. Bu durum kötü mü? Aksine kontrollü ve bilinçli olduktan sonra hayatı kolaylaştıran araçlar olarak düşünebiliriz.

 

Endüstri 4.0 ile birlikte yeni bir dönem başladı. Bu buluşa basitçe, bir üretim tesisinin içindeki tüm üretim makinelerinin bir ağa bağlı ve bilgi akışının sürekli olduğu, bu bilgi ile kendini yöneten, iyileştirmeleri yapabilen, kestirimci bakımla kesintisiz akıllı üretim teknolojisi diyebiliriz. Dijitalleşme; endüstri 4.0’ın en temel kaynağı. En basit deyimiyle; makineleri dijitalleştirip, bilgiyi anlık olarak alıp onu bir akılla bütünleştirmek, değer yaratmaktır. Üretimdeki mantığa paralel evde, işyerinde, arabada, şehirde, enerjide ve daha bir çok alanda sensörlerden bilgiyi alıp bir yazılım alt yapısı ile bilgiyi analiz edip kullanıcı faydasına çevirmeye de “Nesnelerin İnterneti” diyebiliriz. Fayda veya değer hayatımızı kolaylaştıran, çok daha hızlı ve verimli hizmetler bütünü. Yani sensör, yazılım ve servis(hizmet) üçgenini nesnelerin internetinin ana iskeletini oluşturuyor. Bulut teknolojisi ve tabiki wifi da olmazsa olmazlarından.

 

 

Nesnenin tek başına akıllı olması veya tek başına bağlanmış olması o ürünü ve sistemi nesnelerin interneti yapmıyor. Hem akıllı hem bağlanmış olması gerekiyor.

Bu sayede akıllı dünyanın bağlı nesneleri, küçük verilerle otonom operasyon verimliliğine ulaşarak büyük veriyi besleyen kolları oluşturuyor. Sensörü, yazılımı ve hizmeti bir üründe veya direkt bir hizmette görebiliyoruz. IoT alanındaki girişimler veya start uplar giderek artıyor ve önemli etkileri oluyor. Hiç duymadığımız iş modelleri, uygulayıcılara önemli bir fırsat ve ekosistem doğuruyor. Bildiğimiz bir çok iş yok oluyor, yerini yeni ve şaşırtıcı işler alıyor. 

 

Gartner’in raporuna göre 2017’de bağlanmış cihazların sayısı 8,4 milyara ulaştı ve 2020 yılında bağlantılı nesne sayısının 20,4 milyara bu alanda yapılan harcamalarınsa 2,5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.

 

Ruh halinize göre giysi önerileri, kahve tonunuzun, müziğinizin ayarlanması, buzdolabınızın süt bitmek üzere iken marketten otomatik sipariş vermesi, fırınınızın size dolaptaki yiyecek durumuna göre yemek önerilerinde bulunması, kombinizin siz eve yaklaşırken konumunuza göre ihtiyacı belirleyip çalışması, araçlarınızın otonom bir halde kendini yönetmesi bunlardan yalnızca birkaçı. Bahçenizdeki veya tarlanızdaki sulamayı ihtiyaca göre yapıp tüketilen miktarın %70’lere kadar düştüğünü görmek işten bile değil. Çalışan güvenliği, hastane hizmetlerinin optimizasyonu yine bu alanda çalışmalar yapılan vertikallerden. 

Peki bu kadar mı? Elbette değil. Bağlanarak bilgiyi alan makinelerin bir adım sonrasında öğrenerek yani yapay zeka ile konuyu çok daha ileri hale getirip bilgiyi çok daha iyi yöneten ve karşılıklı iletişim kurabilen bir hale gelmesi artık hayal değil.

 

Enerji ihtiyacı - Data güvenliği 

Dijitalleşme ile birlikte artan enerji ihtiyacı bir gerçek. Bu yüzden kurduğumuz sistemlerin kendi faydaları ile birlikte elektrik tüketiminde de verim, önemli parametrelerden olmalı. Ayrıca elektrifikasyon trendi ile birlikte, kendi ihtiyacını karşılayan bütünleyici yaklaşımlara ihtiyacımız var. Klimadan, buzdolabına tüm elektrik ihtiyacını kendisi üreten ürünler, ortak bir platform ile yönetilen cihazlardan oluşan yaşam alanları yani ‘smart home’ konsepti yakın vadedeki en önemli trendler diyebiliriz.  

Öte yandan dijitalleşme sonrası bilgi güvenliği, birbirine bağlı sistemlerde veri güvenliği yönetimi, sistemler arası bilgi akışının doğruluğunun ve sürekliliğin sağlanması için gerekli araçlardandır. Kişisel verilerin korunması, bilginin güvenli bir biçimde saklanması ve ihtiyaca göre işlenip hareket edebilmesi için ciddi güvenlik platformları üzerine çalışmalar yapılmaktadır. Blockchain yani blok zinciri de bu uygulamalardan biri. 

 

IoT Komisyonu

Gelişen bu süreçteki ilgim makine mühendisi olarak beni bu alanda çalışmalar yapmaya itti, farklı şirketlerden yine bu konu ile ilgili, genç, dinamik, değişime açık mühendis arkadaşlarımla birlikte Türk tesisat mühendisleri derneğinde bir komisyon hatta en başta komite olarak çalışmaya başladık. Amacımız IoT’yi mekanik tesisatta ele almak, gerek ürün, gerekse sağlanan hizmetler açısıdan konu hakkında örnekler yaratmak, sektörde trendlerin takip ve değerlendirilmesinin yapıldığı bir platform oluşturmaktı. Yaklaşık 1,5 yıl önce önce kurduğumuz komisyonumuz bilgi birikimini artırıp, bu konuda 3 büyük şehrimizde farkındalık seminerleri düzenledik. Şimdi ise bir fark yaratıp her yıl düzenlenen TTMD çalıştayını üstlenmeye gönüllü olduk ve “mekanik tesisatta dijitalleşme” çalıştayı adı altında 26-29 Ekim tarihlerinde İzmir’de gerçekleştireceğimiz organizasyonumuzla, sektörümüze yön verip, kendi dinamiklerini yaratmalarını hedefliyoruz. Organizasyonumuzun birlikte geleceği konuşacağımız, adımlarını şekillendireceğimiz faydalı bir çalıştay olacağına inanıyoruz. 

 

Haberleri paylaşmak ister misiniz ?

mega clima ırak-8