Ceren ÖZCAN - İş Güvenliği Uzmanı

 

İş sağlığı ve güvenliği açısından

asıl işveren alt işveren ilişkisi

 

Merhaba Değerli Termo Klima Dergisi Okuyucuları,

İşveren ilişkisini İş Sağlığı ve Güvenliği sistemi açısından mercek altına alacağız. 4857 sayılı İş Kanununda da bolca yer verilen Ana firma, Taşeron firma çalışma esasları 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında da ayrıntılı bir biçimde incelenmiştir. Peki hukuki açıdan bu iş ilişkisinin taraflarının ne gibi yükümlülükleri vardır? Sorumluluklar ne şekilde paylaşılır? Bir iş kazası ya da meslek hastalığı gerçekleştiğinde tarafların kusur payı neye göre belirlenir? Bütün sorularımızın cevaplarını hep beraber arayalım. 

 

ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİ NE DEMEKTİR?

Günümüzde gerek kamu gerekse özel sektörde alt işverenlik sistemi neredeyse bütün sektörlerde görülmektedir. İşverenler üstlendikleri işi zamanında bitirmek, kendisinde bulunmayan bilgi, teknoloji ve teçhizattan yararlanabilmek ve kendi uzmanlık alanı dışındaki işlerde daha kaliteli hizmet sunabilmek için işyerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine ilişkin yardımcı işleri veya asıl işin bir bölümünü, bu işte uzman başka işverenlere devretmeyi daha uygun bulmaktadır.  Taşeronluk sistemi,  4857 sayılı İş Kanunu bünyesinde çalışma düzeni ve asıl işverenin sorumluluğunun mahiyeti başlıkları ile belirtilmiştir. Ana işveren ve alt işveren çalışma ilişkisinin tanımı İş Kanunu’nda bulunurken, bu ilişki içinde bulunan tarafların tarifi ve kurulacak iş ilişkisinin usul ve esasları Alt İşverenlik Yönetmeliğinde yer almaktadır. Asıl işveren kendi işyerinde gerek mal, gerekse hizmet üretimi sırasında ancak yardımcı işlerde ve teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren parçalanabilen asıl işlerde alt işverenlik sistemini kullanabilmektedir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nda ve bu yasaya istinaden çıkarılan bazı yönetmeliklerde asıl işverenin, alt işveren ile birlikte çalışanlarına karşı sorumluluklarına yer verildiği gözlemlenmektedir.  İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı açısından zorunlu tutulan sorumlulukların yerine getirilmemesi durumunda asıl işveren için belli miktarlarda idari para cezası öngörülmüştür.  Asıl işverenin sorumluluk ihmalinden dolayı meydana gelebilecek iş kazası veya meslek hastalığı açısından cezai ve idari sorumluluğu bulunmaktadır. Bu durum Ana firma ve Taşeron firma ilişkisinin ehemmiyetini ve İş sağlığı ve güvenliği açısından önemini gözler önüne sermektedir.

 

27 Eylül 2008 tarihli Alt İşverenlik Yönetmeliğinde Asıl işveren-Alt işveren tanımı aşağıdaki şekilde yapılmıştır.

 

4857  Sayılı İş Kanunu madde 2: “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren – alt işveren ilişkisi denir”

4857  Sayılı İş Kanunu madde madde 3:  (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Alt işveren: Bir işverenden, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan, bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları,

b) Alt işverenlik sözleşmesi: Asıl işveren ile alt işveren arasında yazılı olarak yapılan ve 10 uncu maddede belirtilen hususları ihtiva eden sözleşmeyi,

c) Asıl iş: Mal veya hizmet üretiminin esasını oluşturan işi,

ç) Asıl işveren: İşyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işleri veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işleri diğer işverene veren, asıl işte kendisi de işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları belirtmektedir.

 

ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU

Bir işletmede işin mahiyeti ne olursa olsun çalışanların sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışmalarının sağlanması, fiziksel ve ruhsal olarak her türlü sağlık ve güvenlik riskine karşı korunmaları için güncel önlemlerin alınması işverenin asli sorumluluğundadır. Çalışanlarda kendi yükümlülükleri kapsamında işverenlerce alınan önlemlere uymak ve iş sağlığı ve güvenliğini tehlikeye sokmamak için azami ölçüde dikkatli ve tedbirli davranmak zorundadır.  İş sözleşmesi nedeniyle çalışan ve işveren arasında oluşan bağımlılık ilişkisi ve buna bağlı olarak çalışanın işverenin emir ve talimatları altında iş görmesi, taraflara sözleşmenin bu niteliğinden kaynaklanan borçlar yüklemektedir. Çalışan, sadakat borcu nedeniyle iş görme fiilini yerine getirirken işverenin menfaatlerini korumalı; işveren de işçiyi gözetme borcu nedeniyle çalışanın korunması için gerekli önlemleri almalıdır. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı ele alındığında asıl işverenin alt işveren işçilerine karşı bazı yükümlülükler için kısmen karşılıklı kısmen de birlikte sorumluluğu bulunduğu görülmektedir.

 

ASIL İŞVERENİN ALT İŞVEREN İLE PAYLAŞTIĞI YÜKÜMLÜLÜKLER

 

İş Sağlığı ve Güvenliği Tedbirlerini İzlemek ve Denetlemek

6331 sayılı Yasa işverene işyerinde çalışan işçilerin alınan önlemlere, verilen emir ve talimatlara uyulup uyulmadığını sürekli olarak denetleme görevi vermektedir.

 

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası madde 4/1.b: İşveren, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

İş hukuku açısından asıl işveren ve alt işverenin işyerleri birbirinden ayrı iki iş yeri olarak düşünülmekte ve ona göre yükümlülükler belirlenmektedir. İş sağlığı ve güvenliği yönünden baktığımızda ise, yasa metninde geçen “işyerinde” kavramının alt işveren çalışanlarının çalışma mahallini de kast ettiğini görürüz. Asıl işverenin kendi amacı için kurmuş olduğu organizasyonun içinde yönetimi altında bağımsız bir taşeron çalışma olamayacağı ve birbirinden ayrı iki işyeri kavramı düşünülemeyeceği için asıl işverenin işyerinin bütününden alınan önlemlerin uygulanması noktasında sorumlu olduğu çok açıktır. Asıl işveren alt işveren tarafından alınan önlemleri izlemek, denetlemek ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlamakla yükümlüdür.

 

Alt İşveren Çalışanlarının Gerekli Eğitimi Alıp Almadığını Sorgulamak

Asıl işveren, işyerinin tehlike sınıfı farkı gözetmeksizin,  başka işyerlerinden çalışmak üzere gelen alt işveren çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği eğitimi alıp almadığını kontrol etmelidir. Çalışanların yapacakları işlerde karşılaşabileceği sağlık ve güvenlik riskleri ile ilgili yeterli bilgi ve talimatları içeren eğitim aldığına dair belge olup olmadığı sorgulanmalı ve olmayanların çalışmasına izin verilmemelidir. Gerekli belgeye sahip olmayan bir alt işveren çalışanının geçireceği iş kazası veya meslek hastalığından hem alt işveren hem de asıl işveren beraber sorumludur.

 

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası madde 17/5:Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde; yapılacak işlerde karşılaşılacak sağlık ve güvenlik riskleri ile ilgili yeterli bilgi ve talimatları içeren eğitimin alındığına dair belge olmaksızın, başka işyerlerinden çalışmak üzere gelen çalışanlar işe başlatılamaz.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin yükümlülüğü olarak, eğitim programlarının hazırlanması ve uygulanması, eğitimler için uygun yer, araç ve gereçlerin temin edilmesi, çalışanların bu programlara katılması, program sonunda katılanlar için katılım belgesi düzenlenmesini belirtmiştir. İlgili yönetmelik doğrultusunda asıl işverenin alt işverenle beraber çalışanlarının eğitiminden sorumlu olduğunu daha önce vurgulamıştık. Asıl işveren öncelikle yasanın alt işverene yüklemiş olduğu işçilerin iş sağlığı ve güvenliği eğitimi yükümlülüğünü yerine getirmesi hususunu denetler, eğitim sonunda katılım belgesi verilip verilmediğini ve eğitimin işçilerde güvenli çalışmayı alışkanlık haline getirecek düzeyde olup olmadığını sorgular. Verilecek eğitimin içeriğinin hazırlanması ve programlanması öncelikle yürütülecek olan faaliyetin oluşturabileceği risklere çok daha vakıf olan alt işverene aittir. Asıl işveren iş sağlığı ve güvenliği eğitimi için kendi iş yerinde uygun yer tahsisi, araç ve gereçlerin temin edilmesi gibi destek hizmetlerinin yerine getirilmesini sağlamalıdır.

Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik madde 5/3:  22.05.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulan işyerlerinde, alt işverenin çalışanlarının eğitimlerinden, asıl işveren alt işverenle birlikte sorumludur.

 

Alt İşveren Çalışanlarının Bilgilendirilmesi 

Bir işyerinde iş kazası ve meslek hastalığına yol açabilecek riskler ve bunlara karşı alınan önlemler, çalışanların yasal hak ve sorumlulukları ve herhangi bir yangın veya afet durumunda görevli olan destek personeli konusunda gerekli bilgiler asıl işveren tarafından alt işverene bildirilmelidir. Bu konularda alt işverenin çalışanlarını bilgilendirilmesi sorumluluğu bulunmaktadır. Bunun yanında asıl işverenin kendi işçisi olsun veya olmasın ciddi ve yakın bir tehlikeye maruz kalan veya kalma riski bulunan bütün çalışanları söz konusu tehlikeler ile bunlardan doğan risklere karşı alınmış ve alınacak tedbirler hakkında derhal bilgilendirme görevi bulunmaktadır.

 

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası madde 16/2.b: Başka işyerlerinden çalışmak üzere kendi işyerine gelen çalışanların birinci fıkrada belirtilen bilgileri almalarını sağlamak üzere, söz konusu çalışanların işverenlerine gerekli bilgileri verir.

 

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası madde 16/2.a: 12 nci maddede belirtilen ciddi ve yakın tehlikeye maruz kalan veya kalma riski olan bütün çalışanları, tehlikeler ile bunlardan doğan risklere karşı alınmış ve alınacak tedbirler hakkında derhal bilgilendirir.

Bilgilendirme eğitimlerinin işe başlamadan önce yapılması ve sadece yazılı olarak değil video, slayt, resim gibi görsel materyallerin de kullanılması gerekmektedir. Yapılan bilgilendirmenin tutanak altına alınması denetimlerde ispat yükümlülüğü yönünden önemlidir. 

 

İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu Oluşturulması

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası, elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu, altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı bütün işyerlerine iş sağlığı ve güvenliği kurulu oluşturma zorunluluğu getirmiştir. Asıl işveren ve alt işveren arasında kurulan iş ilişkisi eğer 6 aydan fazla sürecekse işçi sayısına bağlı olmak üzere her iki işverenin beraber veya ayrı ayrı kurul oluşturma zorunluluğu bulunmaktadır.

Asıl işverenin hukuken kurul oluşturma zorunluluğu bulunduğu durumunda alt işverenin işçi sayısına bakılmaksızın asıl işverenin kurul oluşturması gerekmektedir. Eğer alt işverenin hukuken kurul oluşturma zorunluluğu bulunmuyorsa koordinasyonu sağlamak için vekâleten bir temsilci atar.  Bu durumun tam tersi hallinde yani asıl işverenin kurul oluşturmadığı, alt işverenin kurul oluşturduğu durumlarda asıl işveren iş birliği ve koordinasyonu sağlamak için vekâleten bir temsilci görevlendirmek zorundadır. Hem asıl işverenin hem de alt işverenin kurul oluşturma zorunluluğu halinde, her iki işverende ayrı ayrı kurul oluşturması gerekmekte ve bu durumdan ötürü asıl işverene faaliyetlerin yürütülmesi ve alınan kurul kararların uygulanması konusunda iş birliği ve koordinasyonu sağlama yükümlülüğü verilmektedir. Asıl işveren ve alt işverenin kurul oluşturma zorunluluğu bulunmadığı durumlarda eğer toplam işçi sayısı 50’den fazla ise koordinasyonu asıl işverence sağlanmak üzere birlikte kurul oluşturmak zorundadırlar. Asıl işveren ve alt işveren tarafından oluşturulan kurullar arasında işbirliği ve koordinasyonun sağlanması gerekmektedir.

 

İş Sağlığı Ve Güvenliği Kurulları Hakkında Yönetmelik Madde 4 –

(1) Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde işveren, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarda bulunmak üzere kurul oluşturur.

 

(2) Altı aydan fazla süren asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu hallerde;

a) Asıl işveren alt işverenin çalışan sayıları ayrı ayrı elli ve daha fazla ise asıl işveren ve alt işveren ayrı ayrı kurul kurar. İş sağlığı ve güvenliği faaliyetlerinin yürütülmesi ve kurullarca alınan kararların uygulanması konusunda işbirliği ve koordinasyon asıl işverence sağlanır.

b) Bir işyerinde sadece asıl işverenin çalışan sayısı elli ve daha fazla ise bu durumda kurul asıl işverence kurulur. Kurul oluşturma yükümlülüğü bulunmayan alt işveren, kurul tarafından alınan kararların uygulanması ile ilgili olarak koordinasyonu sağlamak üzere vekâleten yetkili bir temsilci atar.

c) Alt işverenin çalışan sayısı elli ve daha fazla, asıl işverenin çalışan sayısı ellinin altında ise işyerinde kurul alt işverence oluşturulur. Asıl işveren alt işverenin oluşturduğu kurula işbirliği ve koordinasyonu sağlamak üzere vekâleten yetkili bir temsilci atar.

ç) Asıl işveren ve alt işverenin çalışan sayıları ayrı ayrı ellinin altında ve toplam çalışan sayısı elliden fazla bulunduğu durumlarda ise koordinasyon asıl işverence yapılmak kaydıyla, asıl işveren ve alt işveren tarafından birlikte bir kurul oluşturulur. Kurulun oluşumunda üyeler 6 ncı maddeye göre her iki işverenin ortak kararı ile atanır.

 

(3) Asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmayan ve aynı çalışma alanında birden fazla işverenin bulunması ve bu işverenlerce birden fazla kurulun oluşturulması hâlinde işverenler, birbirlerinin çalışmalarını etkileyebilecek kurul kararları hakkında diğer işverenleri bilgilendirir.

 

(4) İşverenler, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun kurul kararlarını uygular.

 

Risk Değerlendirmesine Yönelik Sorumluluklar

Asıl işveren işletmesi için ayrıntılı bir biçimde risk değerlendirmesi hazırlamakla yükümlüdür. Asıl işverenin söz konusu yükümlülüğüne paralel olarak aynı işyerinde faaliyet yürütün bir veya birden fazla alt işveren bulunması halinde her işveren işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin risk değerlendirmesi hazırlamak zorundadır.

 

İş Sağlığı Ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği

Asıl İşveren Ve Alt İşveren İlişkisinin Bulunduğu İşyerlerinde Risk Değerlendirmesi

 

Madde 15 –

(1) Bir işyerinde bir veya daha fazla alt işveren bulunması halinde:

a) Her alt işveren yürüttükleri işlerle ilgili olarak, bu Yönetmelik hükümleri uyarınca gerekli risk değerlendirmesi çalışmalarını yapar veya yaptırır.

b) Alt işverenlerin risk değerlendirmesi çalışmaları konusunda asıl işverenin sorumluluk alanları ile ilgili ihtiyaç duydukları bilgi ve belgeler asıl işverence sağlanır.

c) Asıl işveren, alt işverenlerce yürütülen risk değerlendirmesi çalışmalarını denetler ve bu konudaki çalışmaları koordine eder.

 

(2) Alt işverenler hazırladıkları risk değerlendirmesinin bir nüshasını asıl işverene verir. Asıl işveren; bu risk değerlendirmesi çalışmalarını kendi çalışmasıyla bütünleştirerek, risk kontrol tedbirlerinin uygulanıp uygulanmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

 

Yukarıda görüldüğü gibi asıl işverene alt işverenin yürütmüş olduğu risk değerlendirmesi çalışmalarını denetleme ve bu konudaki çalışmaları koordine etme sorumluluğu da yüklenmiştir. Bu kapsamda asıl işveren, alt işveren tarafından hazırlanmış olan risk değerlendirmesinin amacına uygun bir şekilde hazırlanmasını, risk kontrol adımlarının uygulanmasını, dokümantasyonun mevzuata uygunluğunu denetlemek ve izlemek, noksanlık tespit edilmesi halinde bunların giderilmesini sağlamakla sorumludur. Risk değerlendirmesi hususunda asıl işveren alt işverene karşı yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır.

 

Acil Durum Planı Hazırlanması ve Bilgilendirme

İşverene alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine rağmen oluşabilecek yangın, deprem, sabotaj, sel baskını vb. durumlara karşı çalışma ortamını, kullanılan maddeleri, iş ekipmanlarını ve çevre şartlarını dikkate alarak meydana gelebilecek acil durumları önceden değerlendirme, etkilerini belirleme, önleyici ve sınırlandırıcı tedbirleri alma görevleri yüklenmiştir.

İşyerlerinde  Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik Asıl İşveren Ve Alt İşveren İlişkisinin Bulunduğu İşyerlerinde Acil Durum Planları Madde 18 – (1): Bir işyerinde bir veya daha fazla alt işveren bulunması halinde acil durum planlarının hazırlanması konusunda işyerinin bütünü için asıl işveren, kendi çalışma alanı ve yaptıkları işler ile sınırlı olmak üzere alt işverenler sorumludur.

Asıl işverene alt işveren işçilerini acil durum planları ile arama, kurtarma ve tahliye, yangınla mücadele, ilkyardım konularında görevlendirilen kişiler hakkında bilgilendirme sorumluluğu verilmiştir.  Bilgilendirmenin acil durumlarla mücadele halinde hayati önem taşıyan acil çıkış yolları, tahliye planı, muhtemel acil durumlar ve bunların sonuçları gibi konuları içermesi gerekmektedir. Acil durum planının hazırlanması noktasında ise asıl işveren bütün işyerinden sorumlu tutulmakta ve bu durumdan ötürü asıl işveren hem kendi işçilerini hem de alt işveren işçilerini etkileyebilecek tehlikeleri göz önünde bulundurarak acil durum planı hazırlamak durumundadır. Her işverenin birbirinden kopuk bir şekilde hazırlamış olduğu acil durum planlarının uygulanabilirliği mümkün değildir. Alt işveren sadece kendi iş alanı sınırları içinde kendine özgü bir acil durum planı hazırlayabilir ama bu planın genel acil durum planının içeriğine tabi olması esastır.

İşverenler ürettikleri mal ve hizmetleri hem müşteri memnuniyetini karşılayacak şekilde kaliteli yapmak hem de ürün ve hizmetlerini satın alınabilir düzeyde makul bir fiyatla pazara sunmak zorundadırlar. Çoğu işveren, önemli maliyet unsuru olarak gördüğü işçi giderlerini asgari düzeyde tutmaya çalışmaktadır. Taşeron firmalar yoluyla hizmet alımı yapan işverenlerin büyük çoğunluğu bu düşünce ile hareket etmektedir. Ancak, teknolojinin ve uzmanlaşmanın iş piyasasında oldukça önemli hale geldiği günümüzde, alanında uzmanlaşmış taşeron firmalarla çalışmanın işletmelerde profesyonelleşmenin bir gereği olarak görüldüğü de belirtilmelidir. Birçok işveren taşeron firma ile çalıştığında iş sağlığı ve güvenliği açısından yükümlülüğün sadece alt işverende olduğunu düşünür. Taşeron firma çalışanlarının sorumluluklarını da aldığının bilincinde değildir. Yukarıda belirttiğimiz gibi hukuki ve ceza i yaptırım açısından asıl işveren alt işveren ile beraber yükümlülüğü paylaşır. Esas itibariyle asıl işveren güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı oluşturmak için bütün önlemleri almak ve bu önlemlerin uygulanmasını denetlemek ile mükelleftir. Asıl işveren sadece kendi işçileri için değil kendi işyerinde çalışan alt işveren işçileri içinde sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı sağlamak zorundadır. Bu kapsamda iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının asıl işverene eğitim, bilgilendirme, risk değerlendirmesi hazırlanması, acil durum planı, İSG kurulu ve koordinasyon konularında bazı sorumluluklar yüklediği çok açık bir şekilde görülmektedir. Günümüzde tehlike sınıfı farkı olmaksızın her işveren çalışanlarını koruma ve gözetme borcuna sahiptir. İster kendi çalışanı ister taşeron firma çalışanı olsun insan hayatı ve sağlığı kutsaldır.

 

Bir sonraki sayıda, İş Sağlığı ve Güvenliği’ nin işletmelerde gerçekleştirdiği faaliyetleri, yasal dayanaklarını ve uygulanma yöntemlerini incelemeye devam edeceğiz.

 

Güvende kalın,                                                                      

Hoşçakalın.                                                                                     


Ana sayfa 1 Akel-3